Elektrik ve Doğalgaz Fiyat Artışlarının Metal Döküm Sanayine Yansımaları

TÜRKDÖKÜM’de dosyalarımıza “Yükselen Enerji Maliyetlerinin Sektöre Etkisi” özel haberiyle devam ediyoruz. Covid-19 pandemisiyle birlikte Metal Döküm Sektörümüz girdi fiyatlarında beklenenin üstünde fiyat dalgalanmalarıyla karşı karşıya kaldı. Özellikle hammadde ve yan girdilerdeki maliyet artışları üretimi olumsuz etkilerken son iki aylık süreçte elektrik ve doğal gaz fiyatlarında ise yüzde 70’lere varan bir artış yaşandı.

Enerji krizinin çokça konuşulduğu bu süreçte özellikle Avrupa ile birlikte ülkemizde de artan enerji fiyatlarının üretime olumsuz yansımalarının olacağı bilinen bir gerçek. Covid-19 pandemisiyle birlikte küresel tedarik zincirinde Türkiye’nin yeni üslerden biri olarak konuşulduğu bu dönemde üretimdeki maliyet artışlarının dünya pazarında rekabet gücümüze nasıl yansıyacağını ve ayrıca enerji yoğun sektörlerden Metal Döküm Sanayimizin enerji tasarrufu ve verimliliği ile yenilenebilir enerji konusunda ne tür çalışmalar yaptığını TÜDÖKSAD üyeleriyle konuşuyoruz.

 

Niyazi Akdaş – Akdaş Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Enerji Zamları Döküm Üretim Maliyetlerimizi Doğrudan Etkilemektedir

Ergitim sürecinde yoğun olarak elektrik enerjisinin ve ısıl işlem sürecinde de yoğun olarak doğalgazın kullanıldığı çelik döküm sektöründe,sanayide kullanılan elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan yüksek oranlı zamlar döküm üretim maliyetlerimizi doğrudan etkilemektedir. Küresel olarak artan enerji maliyetlerine ilaveten faturalandırmalarda yapılan ek kalemler ve vergiler enerji maliyetlerini daha da artırmaktadır. Halen sanayide kullanılan enerji maliyetleri rekabet içerisinde olduğumuz diğer ülkelere oranla çok daha yüksektir ve son artışlarla birlikte bu fark daha da artmıştır. Bu nedenle, küresel boyutta rekabetçi olma şansımız daha da azalmıştır.

Üretim süreçlerinin göreceli olarak uzun olduğu ve yine satışların vadeli yapıldığı döküm sektöründe yüksek enerji maliyeti ve bu vadelere göre çok daha kısa olan enerji ödemeleri nedeniyle işletme sermayeleri üzerindeki yük giderek artmaktadır. Birçok ülkede istihdamı desteklemek amacıyla sanayide kullanılan enerji konutlarda kullanılan enerjiden daha ucuzdur. Buna karşın ülkemizde popülist yaklaşımlarla enerji fiyatlarında tam tersi yaklaşım uygulanmaktadır. Yineenerjifiyatlarınınyüksekliği, ülkemizegelecekdökümhanegibienerji yoğunsektöryatırımcıları içinolumsuzbirortamoluşturmaktadır.  Sonuçolarak,sanayideyüksekenerji maliyeti ülke ekonomisini de olumsuz yönde etkilemektedir ve bir politika değişikliği olmadığı sürece de bu olumsuz etki devamedecektir.

Döküm Sektörünün Dünya Pazarındaki Rekabetçi Yapısının Korunması İçin Desteklenmesi Gerekiyor

Enerji yoğun sanayilerden olan döküm sektörünün dünya ticaretindeki rekabetçi yapısının korunabilmesi için enerji bedellerinde, konutlardan ve enerji yoğun olmayan sektörlerden daha düşük farklı tarife uygulanması ayrıca ek kalemlerden oluşan fazladan yüklerin ve uygulanan yüzde 18 KDV tutarının tamamen kaldırılması gerekmektedir.

Sanayide kullanılan enerjinin ihracat pazarında rekabet içerisinde olduğumuz başlıca ülkelerle kıyaslanması ve fiyatların bu ülkelere oranla daha rekabetçi bir hale getirilmesi gerekmektedir. Yine daha rekabetçi olmak adına yapılacak enerji verimliliği çalışmaları ve yatırımlarına hibe destekleri sağlanmalı, bürokratik engeller ortadan kaldırılmalı, bürokratik süreçler daha sade hale getirilmeli ve kısaltılmalıdır.

Öncelikli Hedeflerimiz Enerjiyi Verimli Kullanmak

Dökümhanemiz için en önemli girdi kalemlerinden olan enerji ile ilgili verimlilik çalışmaları hali hazırda yürütülmektedir. 2015 yılından itibaren ENIS050001 belgesine sahip olan dökümhanemizde standart ve mevzuat kapsamında çalışmalar yürütülmektedir. Yine kısa ve orta vadede maliyet artışlarının devam edeceğini düşündüğümüz enerji girdisini en verimli şekilde kullanmak amacıyla tüm üretim süreçleriilebirlikteasıIolarakergitimveısıl işlemsüreçlerindeveekipmanlarındayapılacak iyileştirmeler ile verimli kullanım oranını daha da artırmak öncelikli hedeflerimizdendir.

“Yenilenebilir Enerji” Ana Kaynak Değil, Destekleyicidir 

Yenilenebilir enerjinin ana kaynak olarak değil, destekleyici kaynak olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle; özellikle geniş çatı alanlarının oluştuğu kapalı üretim tesislerimizde güneş enerjisinin kullanılmasını uygun görüyoruz.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında kamu finansman desteği (hibe, vergi desteği vb.) sağlanması pandemi sürecinde finansal açıdan zayıflayan ve işletme sermayelerine binen yükün daha da arttığı döküm üreticilerinin yapacağı yatırımların oranını artıracaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının bölgesel şartlar da gözetilerek çatı kurumlar (OSB ve Meslek Kuruluşları vb) tarafından planlanması ve daha kapsayıcı yatırımlar yapılmasının daha etkin ve verimli olacağını öngörmekteyiz.

Enerjideki Millileştirme Çalışmaları Hızlandırılmalıdır

Enerji sektöründe devam eden millileştirme çalışmalarının daha da hızlandırılması ve bölgesel etkin çözümler üretilmesi öncelikle küresel olarak beklenen enerji krizine karşı sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi ve bunun yanında maliyetlerinin düşürülmesi ve bu maliyetlerde ortaya çıkacak dalgalanmaların minimize edilmesi açısından faydalı olacaktır.

 

Mehmet Ali Acar – Ardemir Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Dünya Artık Enerji Kriziyle de Uğraşmak Zorunda

2020 yılından itibaren tüm dünyayı sarsan pandemi diğer sektörler gibi sektörümüzü de oldukça etkiledi. Önce siparişlerin bekletilmesi ya da iptaliyle başlayan sorunlar, daha sonra lojistik problemleri ile devam etti ve en sonunda da üretim kısıtlamaları nedeniyle hammadde tedarik sorunlarına yol açtı. Enerji krizinin ise bu sorunların ortak paydası olarak yansımaya başladığını görüyoruz. Dünya artık enerji kriziyle de uğraşmak zorunda kalıyor. Arz krizi şimdilik sadece fiyat olarak sektörümüzü etkiliyor ama bunun önümüzdeki süreçte Çin’de olduğu gibi elektrik kesintileri veya kısıtlamaları olarak yansıması durumunda sektörümüze büyük darbe vurur.

Enerjide Arz Güvenliğinin Önemi Öne Çıkıyor

Dünyada enerji yoğun sektörlerde farklı tarife veya destek örnekleri var. Ülkemizde de enerji yoğun sektörlerde bu uygulanabilir ama şu ortamda ne yazık ki bu gerçekçi görünmüyor. Şuanda arz güvenliğinin bizim için daha önemli olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizde elektrik fiyatları Euro olarak hala dünya ortalamalarının altında görünüyor. Dolayısıyla ihraç pazarlarımızda bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum ancak iç piyasada enflasyonun üzerinde bir artış söz konusu, bu da maliyetlerimizi menfi yönde etkiliyor

Çatı Tipi Güneş Enerjisi Santralimiz İçin İzin Aldık

Enerji verimliliği ve tasarrufu sadece bu dönemlerde değil, her zaman için çok önemlidir. Firmamızda sürekli olarak bu konuda bilinçlendirme eğitim çalışanları yapmaktayız. Verimlilik ve tasarruf konusunda ayrıca verimsiz ve enerji sarfiyatı yüksek motorları yenileri ile değiştirmekteyiz. Bu alanda oluşturduğumuz “Çalışma Grubumuz” sürekli iyileştirmeler yapıyor.

Yenilenebilir enerji konusunda ise ilk parti olarak çatı tipi 1600 KW’lık güneş enerjisi santralimiz için izin aldık, proje çalışmalarımız devam etmektedir. 3600 KW’lık ikinci santralimiz için gerekli başvurularımız yapıldı, sistemin müsaitliğine göre verilecek izinle birlikte onun da yatırımına başlayacağız.

 

Emin Uğur Yavuz – Ay Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Döküm Sanayimize Özel Destek ve Enerji Tarifeleri Olması Gerekiyor

Döküm sektörü, birçok sektör gibi bu dönemde adeta hayatta kalma savaşı veriyor. Müşterilerimize sadece ana hammadde fiyat artışlarını yansıtabildiğimiz için zaten ferroalyaj ve diğer malzemelerdeki döviz bazlı artışlar sebebiyle fiyat-maliyet dengelerinde problem yaşanmakta iken, bir de üzerine enerji fiyatlarındaki artış eklenince bütün bu artışların bir şekilde fiyatlara yansıtılması elzem hale gelmiştir.

Hem enerji yoğun sektörlerden biri olması, hem büyük oranda ihracat ağırlıklı olması, hem de en nihayetinde hurdadan geri dönüşüm ile üretim yapması sebebiyle döküm sanayimize özel destek ve enerji tarifeleri olması gerektiğini düşünüyorum. Netice itibariyle ergitme prosesimizin elektrik dışında daha ucuz ve çevreci alternatifi şu anda maalesef bulunmamakta.

Sektörümüz Pandemi ve Kur Avantajını Malzeme ve Enerji Maliyet Artışlarından Dolayı Fırsata Çeviremedi

Aslında pandemi sebebiyle OEM’lerin daha yakın ülkelere yönelmesi, hem kur avantajı hem de kurulu kalite kültürü sebebiyle Türk dökümcüleri için oldukça iyi bir fırsat. Ancak bu kur artışını maalesef malzeme ve enerji maliyetlerindeki büyük artış sebebiyle avantaja çeviremediğimiz bir dönemdeyiz. Büyük dökümhaneler bile bu durumdan oldukça etkilenirken, özellikle küçük dökümhanelerin orta vadede ayakta kalması çok zor diye düşünüyorum.

Yeni Fabrikamızda Yenilenebilir Enerji Konusunda Çalışmalarımız Devam Ediyor

Enerji tasarrufu ve verimliliği konusunda Ay Döküm olarak zaten uzun yıllardır ergitme enerjisinin her sene düşürülmesi konusunda iç hedefleri olan ve bu konuda ciddi aksiyonları olan bir firmayız. Bunun yanısıra diğer bölümlerde de enerji tasarrufu ile ilgili iç prosedürlerimiz bulunmakta ve uygulanmakta. Aynı zamanda inşaatı devam eden yeni fabrikamızda da enerji geri dönüşümü konusunda bazı çalışmalarımız mevcut. Bütün firmaların mutlaka bu tip çalıştaylar düzenlemesinin olağan bir hale gelmesi olmazsa olmazdır. Ancak bütün bu çalışmalarımız fiyatlardaki olağanüstü artışı maalesef kompanse edememekte.

Ülkemizde de bir süredir gündemde olan karbon ayak izi, bütün üretim sektörlerimizi daha yeşil enerjilere yönelmeleri için er ya da geç zorlayacak. Doğal kaynaklarımız bu kadar hızlı kirlenirken yenilenebilir enerjilere yönelmenin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Yeni fabrikamızda yenilenebilir enerji konusunda araştırmalarımız devam etmekte.

Yerinde Sayan Her Firma Geriye Gitmeye Mahkûmdur

Pandemi süreci ve maliyet kalemlerindeki olağanüstü artışlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de üreticileri her zamankinden daha esnek olmaya zorlamaktadır. Bu süreci kendilerini sürekli iyileştiren, müşterileriyle sürekli iletişim halinde olan ve maliyetlerini doğru bir şekilde hesaplayabilen firmalar en az hasarla atlatacaktır. Dökümcülerimiz unutmamalıdır ki yerinde sayan her firma geriye gitmeye mahkûmdur.

 

Aynur Ayhan – Ayhan Metal Yönetim Kurulu Başkanı

Ana Metal Sanayi Çökerse Diğer Sektörlerin Toparlanması Daha Zor Olur

Enerji (ergitmeyi doğalgaz ile yapıyoruz) girdilerimizin, hammadde ve sarf malzemelerimizin ithal olduğu bir sektördeyiz. Dünyada global enflasyon yaşanıyorken, tüm ana girdileri de ithal olan bir ülkede bu artışların yaşanmaması mümkün değildi. Öyle bir zaman ki her şeyin fiyatının arttığı bir dönemdeyiz. Bununla beraber döviz kurlarının artması ihracatçı firmalara nefes aldırsa da girdilerdeki aşırı zamlı fiyatlar döviz artışının üzerinde kalmaktadır. Problem kullandığınız, sattığınız malın yerine yenisini koyamadığımızda sorun başlıyor. O nedenle sürekli güncel takip, hesap ve öngörü yapmamız gerekiyor.

Enerji yoğun sanayilerden biri olan döküm sektörümüzde farklı tarife ve destek, beklenti ötesi zaten olması gereken bir konudur. Bu sadece enerjide değil personel desteklerinde de ağır sanayi kapsamındaki sektörlerin farklı değerlendirilmesini gerektiriyor. Bilindiği üzere tüm gelişmiş ülkelerde böyle olmaktadır. Ana metal sanayi çökerse diğer sektörlerin toparlanması daha zor olduğu kanaatindeyim.

Döküm Sektöründe Pazar Payını Kaybetme Riski Olabilir

Ülkemizde döviz kurlarındaki artış yurtdışındaki müşterilerin gözünde fazla kazanç gibi görünüp indirim istense de iç piyasada tüm girdilerimizdeki zam kurların üzerinde kalmıştır. İç piyasada hammaddedeki aşırı fiyat artışı LME’e aynı anda yansımasa da sözleşmelere bağlı kalarak sevkiyat yapıldı. İleriye dönük olarak rekabetçiliğimizi korumak için daha çok tasarruf tedbirleri almak durumunda, maliyetleri daha sıkı kontrol etmeliyiz. Green Deal çerçevesinde en çok etkilenecek sektör döküm olmasını da eklersek Pazar payımızı kaybetme riskimiz olabilir.

Yenilenebilir Enerjide Gelişen Konjonktüre Göre Pozisyon Almalıyız

Ana harcamamız Doğalgaz, elektrik, hava ve su şeklinde. Tüm kalemlerde harcamalar izleniyor ve daha tasarruflu nasıl kullanırız, verimli çalışırız değerlendirmeleri yapıyoruz. 

Açıkçası mevcut fabrika alanımızda kısa vadede yenilenebilir enerji mümkün görünmese de enerji maliyetlerini kontrol altına almayan işletmelerin gelecekte daha zor günler yaşayacağı kesin. O nedenle gelişen konjonktüre göre pozisyon alacağız. 

Bugünün sorunları dünün çözülmeyen konularından kaynaklı. Bugün günü kurtarmalıyız ama gelecekte yaşanacakları öngörüp öncelikle devlet politikası desteğinde gerekenleri yaparak sanayi üretime devam etmeliyiz.

 

Emre Giray – Demisaş Döküm Genel Müdürü

En Büyük Endişemiz Enerji Arzında Yaşanacak Sorun

Sektör olarak girdi maliyetlerimizin önemli bir kısmı enerjiden geliyor. Son dönemdeki artışlarla enerji maliyetimizin genel maliyet dağılımındaki yüzdesi artıyor. Bunun satış fiyatlarımıza yansıması sektörün sürdürülebilirliğinin devamı açısından kaçınılmaz. Bu konuda çok dikkatli ve dirayetli hareket etmeliyiz.

Öte yandan bir başka sorun da girdi maliyetlerinin artışıyla üretimi durduran termik santraller var enerji arzında sorun yaşanması endişemiz de var. Böyle bir senaryoyu düşünmek dahi istemiyorum.

Enerji maliyetimizin öngörülebilirliği kalmadı

2018’den bu yana Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamındayız. Enerji maliyetimizin öngörülebilirliği kalmadı. Bir aya başlarken o ayın enerji fiyatını bilemiyoruz. Bu belirsizlik çok zorluyor sağlıklı planlama ve fiyatlama yapamıyoruz. Sanayicinin önünü görebileceği bir şekilde düzenleme yapılması ihtiyacı var. Özellikle fiyat dalgalanma boyutunun böylesine yüksek olduğu dönemlerde bu konu çok daha kritik bir hale geliyor.

Enerjideki Yüksek Maliyet Rekabet Gücünde Riskler Barındırıyor

Sektörümüz açısından pandemiyle birlikte hızlanan olumlu bir konjonktür var. Döküm ürünlerinde talep hızla uzak doğudan Türkiye ve Doğu Avrupa’ya kayıyor. Bu olumlu trend içerisinde enerji maliyetindeki dalgalanma sebebiyle satış fiyatlarımızı güncellerken yeni kazandığımız müşterileri küstürme gibi bir riskimiz var. Enerji maliyetimizde hem öngörülebilirliğin düşük olması hem de yüksek maliyet artışları müşteriler nezdindeki kredibilitemizi zorlayacak.

Enerji Verimliliği “Döngüsel Ekonomi” Açısından da Çok Kritik

Enerji verimliliği ve tasarrufu konusu sadece maliyet açısından değil önemi git gide artan “döngüsel ekonomi” açısından da çok kritik. Biz ISO 50001 enerji yönetim sertifikası ve ayrıca Ar-Ge Merkezi sahibi bir firma olarak enerji alanında birçok ‘Verimlilik Artırıcı Proje’ yürütüyoruz. Ayrıca şu anda devam eden yeni dökümhane yatırımımızı da enerji verimliliği ve emisyon değerlerini ön plana koyarak tasarladık.

Tüm enerji ihtiyacımızı karşılayacak yenilenebilir enerji yatırımları yapmamız çok gerçekçi değil. Ancak belli oranlarda bu yapılabilir ki sektörümüzde bu yönde adım atmış firmalarımız var. Biz öncelikli olarak enerji sarfiyatımızı azaltıcı önlemler alıyoruz. Ayrıca “yenilenebilir enerji kaynak garanti sistemini” planlamalarımıza alıyoruz.

 

Kadir Efe – Ferro Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Farklı ve Öngörülebilir Maliyet Yapısının Oluşturulması Beklentimizdir

Son yıllarda karbon emisyonunu azaltma çabası nedeniyle termik santrallere olan yatırımların az olması ve bu sene doğa koşulları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarından daha az enerji üretilebilmiş olması; Covid-19 pandemisi sonrası artan talep ile birleşince enerji maliyetlerinde önemli oranda artış yaşandı. Elektrik maliyeti Metal Döküm Sektörümüzün hammadde ve işçilikten sonra gelen en önemli maliyet kaynağıdır. Artan enerji fiyatları maliyetlerimize günlük yansırken ürün fiyatlarına eş zamanlı yansıtılamadığı için karlılığımızı olumsuz etkilemektedir.

2018 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile yoğun elektrik enerjisi kullanan firmaların tarifesinde değişiklik yapıldı ve sektörümüzün elektrik maliyeti günlük piyasa koşullarında belirlenmeye başlandı. Hükümetimizin genel tarifeye zam yapmayıp dolaylı yoldan maliyet yansıtması da ayrı bir sorun teşkil etmektedir.

Enerji yoğun sanayilerden biri olan sektörümüz, başta otomotiv, iş makineleri, tarım makineleri, hidrolik, vana gibi birçok sektöre hitaben ara mamül üretimi yapmaktadır ve ülkemiz ekonomisine görünenin çok üzerinde katkı sağlamaktadır. Sektörümüzün sağlıklı büyümesi başta otomotiv sektörü olmak üzere ülkemizin rekabet gücünü koruması ve pazar payını artırması açısından önemlidir. Sektörümüzün üretiminin artması hem ithalatı azaltıcı hem de ihracatı artırıcı bir vazife görmektedir.  Metal Döküm sektöründe enerji maliyetlerinde farklı ve öngörülebilir maliyet yapısının oluşturulması beklentimizdir.

Metal Döküm Sektörümüz üretiminin önemli bir kısmını ihraç ediyor. Artan üretim maliyetleri uluslararası pazarda sektörün rekabet gücünü nasıl etkileyecek? Bu durum hangi riskleri barındırıyor?

Sektörümüzün Zor Koşullarda Elde Ettiği İhracat Pazarlarını Korumak Gerekiyor

Artan üretim maliyetleri pazarlama ve fiyatlandırma yapma konusunda her zaman sorun teşkil etmektedir. Bu dönemde artan maliyetlerin sadece ülkemize mahsus olmaması rekabet gücümüzü olumsuz etkilememiş olsa da artan maliyetlerin eş zamanlı satış fiyatlarına yansıtılamıyor olması karlılığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Diğer büyük sorun ise enerji maliyetlerindeki artışın direkt tarife yöntemiyle değil ‘Piyasa Takas Fiyatları’ üzerinden sadece yoğun elektrik enerjisi kullanan firmalara yansıtılmış olması ve yarın üretimde kullanacağımız elektrik maliyetinin belirsiz olmasıdır. Fiyat dalga boyunun yüksek olduğu dönemlerde bizler gibi enerji kullanımı yüksek olan sektörlerde oluşacak fiyatı bilmeden üretim planlaması yapmak çok sağlıksız bir durum oluşturmaktadır. Oluşan yükün tüm kesimlere eşit dağıtılarak rekabet gücümüzün bozulmaması, çok zor koşullarda elde ettiğimiz ihracat pazarlarının korunması açısından önemlidir.

Verim Artırıcı Projelere Hız Verdik

Rekabet gücümüzü koruyabilmek için her alanda israfı önlemek ve verimlilik sağlamanın gerekli olduğu anlayışı ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Şirketimiz ISO 50001 – Enerji Yönetimi Sistemi Belgesi sahibi olup verimli enerji kullanımı her dönem gündemimizdedir. Bu dönemde Verim Artırıcı Projelere daha fazla hız verilmiş olup artan maliyetler nedeniyle enerji tasarrufu gündemimizin en üst sıralarında yer almaktadır.

Yenilenebilir Enerji dünyamızın varlığını sürdürmesi ve küresel ısınmanın azaltılabilmesi için çok gerekli ve önemi her geçen gün artan bir konudur. Yoğun enerji kullanımı olan sektörlerin ve firmaların her birinin kendi kullandığı tüm enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlaması kolay olmasa da bu konuda azami çabayı göstermesi önemlidir. Ferro Döküm olarak tüm enerji ihtiyacımızın yenilenebilir kaynaklardan sağlanması konusunda yoğun fizibilite çalışmaları yapmaktayız.

 

Ramazan Arslan – Hekimoğlu Döküm Genel Müdürü

Enerji Yoğun Sektörler Mutlaka Desteklenmelidir

2021 yılında kasım ayı ilk haftası da dahil (PTF+YEKDEM) artış yüzde 93’ü buldu. Elektrik fiyat artışları CAEF indeksine dahil değil, dolayısıyla bu maliyet artışlarını satışa yani müşteriye yansıtmak çok zor. Elektrik artışının da “Acil” olarak CAEF indeksine girmesi gerektiğini düşünüyoruz. TÜDÖKSAD’ın CAEF’e bu konuda baskı yapması gerekiyor. Enerji maliyetleri CAEF’in de gündemindeyken bu işin bitmesi gerekiyor.

Enerji yoğun sanayilerden biri olan döküm sektörümüz farklı tarife ve destek bekliyor. Halihazırda638 tl/kwh olan ulusal tarifenin döküm sektörüne de direkt uygulanmasını istiyoruz.  Ulusal tarife uygulanmayacak ise YEKDEM  eksi - 150 veya  eksi -200 açıklanarak (PTF+YEKDEM) toplamı ulusal fiyata yaklaştırılmalıdır. Şuanda 638 tl/kwh’den 7.000.000 kwh/ yıl kullananlar yararlanıyor. 01.01.2022’de 3.000.000 kwh/ yıla düşecek. Bizim bu yılki elektrik tüketimimiz 60.000.000 kwh olacak.

CAEF İndeksi Dışında Kalan Girdi Maliyet Artışlarını Satışa Yansıtmakta Ortak Hareket Etmeliyiz

Üretimdeki bu maliyet artışlarına karşı dökümhaneleri, Türkiye’de uygulanan döviz kuru politikası kurtarıyor. Kasım ayı ilk haftası dahil Euro artışı yüzde 23,9 bandında. Kur düşerse, satışlar azalır. Ayrıca,  Avrupa’daki dökümhanelerin durumları bu kadar kötü olmasaydı Türkiye’deki dökümhanelerin bu kapasiteye ulaşmazlardı diye düşünüyorum. Ayrıca maliyetlerini iyi kontrol edemeyen dökümhaneler de finansal krize düşerdi. Bugüne kadar hem döviz artışı hem de kapasite artışı bizleri artan üretim maliyetlerine karşı korudu. Ancak, son iki ayda artışlar çok fazla oldu. Gelecekte finansal risklerimizi azaltmak için, CAEF indeks dışında kalan ve inanılmaz artışlar gösteren elektrik, navlun, ambalaj, sarf malzeme fiyat artışlarını Aralık 2021 tarihi itibariyle müşterilerimizden istemeye başlayacağız. Türkiye’deki tüm dökümhanelerden de bu yönde hareket etmelerini bekliyoruz. Ortak hareket edelim diyoruz.

Yenilenebilir Enerji Yatırım Maliyetleri Çok Yüksek

Hem enerji tasarrufu yapıp hem de enerji verimliliğini yükseltmek için üretim birimlerimizde çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor. Hedefimiz, aynı üretimde daha az tüketim ve daha ucuz enerjiyi elde etmek.     

Yenilenebilir enerji konusunda ise gündemimizde güneş enerjisi var. Sektörümüzde enerji tüketim çok yüksek, Örneğin biz bu yıl 60.000.000 kwh tüketime doğru gidiyoruz. Güneş enerjisi için çok büyük bir alana ihtiyaç var. Aynı şekilde rüzgar enerji içinde fizibilite çalışması yapmıştık. Onun da geri dönüşümü nerdeyse 20 yılı buluyor. Yenilenebilir enerjide yatırım maliyeti ve devamında bakım –işletme maliyetinin de yüksek olduğunu söyleyebilirim.

Türkiye’de Döküm Üretimi Artacak

Bu vesileyle burada belirtmek istediğim başka bir konu ise; Avrupa’dan özellikle de yıllık 5,5 milyon ton üretim yapan Almanya’dan çevre, işçilik ve diğer artan maliyetlerden dolayı Türkiye’ye üç yılda en az 2 milyon ton daha döküm siparişi geleceğini çeşitli platformlarda belirtmiştim. Covid-19 pandemisi bu siparişleri hızlandırdı ve 30’a yakın yeni dökümhane görüşmesi olduğu söyleniyor. Türkiye’de bu yıl en az 10 büyük kalıplama hattı yatırımı yapıldığını biliyoruz. Yeni dökümhane anlaşmaları yapılıyor. Bu üretim artışı sektörümüzün önemli problemlerinden olan atık kum miktarını daha da artıracak. Sektörümüzde atık kum probleminin çözümü için radikal kararlar alınması gerektiğini düşünüyorum.

 


Ali Davut – Kalkancı Pres Döküm Genel Müdür Yardımcısı

Metal Sektörüne İlave Enerji Artışların Olmaması Gerekiyor

Enerji maliyetlerinin yüksekliği öncelikle rekabet edebilirliğimizi maalesef ciddi anlamda küçültmektedir. Maliyet artışlarının ve özellikle ihracat yapan firmaların bu artışların tamamını satışa yansıtamamaları nedeniyle ciddi kayıpların söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Karlılığın düşmesi yatırım iyileştirmelerini kısıtlamakta ve rakip diğer ülkelerle rekabeti olumsuz etkilemektedir.

Enerji yoğun sanayi olarak tabir edilen sektörümüze enerji konusunda destek verilmemesini anlamamakla birlikte, enerji girdilerindeki artıştan doğal olarak zaten olumsuz etkilenen sektörümüze ceza gibi yansıtılan (Sanayi elektriğine yapılan zammın üstüne metal sektörüne yapılan ilave artış ile yüzde 78’lere varan yansımalar) ilave artışların olmaması sektörün beklentisidir.

Sanayi sektörlerindeki girdi maliyetlerindeki artış, yeni ürün tekliflerine doğal olarak yansıtılacaktır. Ayrıca Döküm sektöründeki karlılığın giderek azalması firmaların personel ve yatırımlar bazında küçülmesine yok açacaktır. Bu da diğer ülkelerdeki rekabet edebilirliğimizi düşürecektir.

Ana Hedefimiz Tasarruf Ve Maliyetlerimizde İyileştirmeler Yapmak

Kalkancı Pres Döküm olarak enerji tasarrufu verimliliği konusunda 2021 yılı itibariyle önemli bir çalışma başlattık. Zaten kullanmakta olduğumuz MES programı olan Doruk Otomasyonun “Enerji” modülünü alarak enerji alanlarımızı gözlemledik. Önemli 66 noktadan elektrik ve doğalgaz verilerini alarak iyileştirmeler yaptık ve bu iyileştirmelere devam ediyoruz. Yüzde 10-12 aralığında bir iyileşme trendi yakaladık.

Ayrıca 2021 tamamlanmadan Enerji Bakanlığımızın yetkilendirdiği bir kuruluştan ölçümler yaptırmayı ve iyileştirme süreçlerimizi geliştirmeyi istiyoruz. Firmamızdaki önemli kayıpların önlenmesi ile tasarruf ve maliyetlerimizde iyileştirmeler yapmak ana hedefimiz. Bütün bu çalışmaların ardından “Yenilebilir Enerji “ yatırımları gerçekleştirmek daha akılcı ve verimli bir yol olacağı kanaatindeyiz. 

“Kalkancı Enerjisini Yükseltiyor”

Enerji konusunda ciddi çalışmalar yapmanın artık bir zorunluluk olduğu kanaatindeyiz. Yenilenebilir enerji sektördeki her firma tarafından mutlaka gözden geçirilmelidir. Fakat daha önce içsel iyileştirmeler yapılmalıdır. Enerji kayıpları engellendikten sonra “Yenilenebilir Enerji” yatırımlarının daha çok fayda getireceği inancındayız.

Kalkancı ailesi olarak kontrol etmeye başladığımız enerji kaynaklarımızdan yüzde 10-12 gibi bir fayda sağladık. Bu faydayı sürdürülebilir kılmak ve daha da iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kendimizi  “Kalkancı Enerjisini Yükseltiyor” sloganı ile motive ediyor ve ilerliyoruz. Enerji konusunda çalışma yapamayan sektör firmalarımıza da çalışmalara bir an önce başlamalarını tavsiye ediyoruz.

 

Şeyma Ayhan – Mesa Makina İcra Kurulu Başkanı

Devletimiz Enerjide Sektörel Bazlı İndirim Yapmalı ve İthal Girdilerde ise Vergileri Sıfırlamalıdır

Döküm sektörü tüm dünyada rekabetin yoğun olduğu sektörlerden birisi. Bu anlamda özellikle ihracat yapan döküm firmalarımız son dönemlerdeki artışlardan olumsuz yönde etkilenmekte. Temmuz ayından bu yana neredeyse her hafta girdi maliyetlerimizde artış oldu ve halen de artışlar devam ediyor. Yaşanan bu süreci müşterilerimize anlatmakta çok zorlanıyoruz. 6 ay önceden siparişlerimizi açtık kabul edemeyiz artışları diyen müşterilerimiz bile var. Artışların geçici olduğunu düşünüp idare etmemizi isteyenler de cabası. Açıkçası zorlu bir dönem yaşıyoruz. Müşterilerimizi üçer aylık dönemlerde eskalasyon çalışması yaparak önümüzdeki yıllarda bu şekilde çalışmaya ikna etmeye çalışıyoruz. Fakat çoğu bu önerimize de pek sıcak bakmıyor.

Türkiye bu şartlarda rekabet avantajını her geçen gün kaybediyor. Eminim bizimle pazarlıklarını sürdüren müşterilerimiz şimdiden alternatif tedarikçi arayışına girdiler bile. Pandemi döneminde güzel fırsatlar yakalayan firmalarımızın durum böyle devam ederse küresel tedarikçi zincirinde pastadaki payı hızla küçülecek.

Özellikle enerji maliyetlerinde sektörel bazlı indirim ve ithal girdilerdeki vergi oranlarında sıfırlama devletin hızla alabileceği önlemler arasında yer alıyor. Ayrıca işçilik maliyetleri asgari ücrete gelecek olan yeni zam ile birlikte tekrar artacak. Küresel rekabet dengelerinin bu kadar kritik olduğu bir dönemde başta asgari ücret olmak üzere tüm ücretler üzerindeki vergi oranlarının kademeli olarak azaltılmasını devletimizden ısrarla talep ediyoruz.

Yükselen girdi fiyatlarını Metal Döküm Sanayimiz satış fiyatlarına kısmi olarak yansıtabiliyor. Burada en önemli sorun, bu yansıtmanın gecikmeli olması… Artan maliyetlerin aynı dönem ve aynı ölçüde yansıtılamaması sektörü, finans kaynak ihtiyacı konusunda sıkıntıya sokuyor.

Ekonominin İtici Gücü Döküm Sektörünün Enerji Alanında Desteklenmeli

Enerjide özellikle sanayi üretiminin ve ihracatın yoğun olduğu organize sanayi bölgelerinde indirimli tarife uygulamasına hızla geçilmeli diye düşünüyorum. Ayrıca bu bölgelerde yapılan yenilenebilir enerji yatırımları da en az yüzde 70 oranında hibe destek almalı. Dünyamızın yakın gelecekte enerji darboğazına gireceği öngörülüyor ve bu öngörü bence çok kısa sürede gerçekleşecek. Ülke olarak hızla önlem almalıyız. Ekonominin itici gücü döküm firmalarımızın enerji alanında alacağı destekler ülke ekonomisine çok kısa sürede katkı olarak dönecektir. Bu nedenle devletimiz bu tür desteklerden kaçınmamalıdır.

İhracatçıların Pazar Kaybının Telafisi Bu Dönemde Zor Olacak

Artan üretim maliyetlerinden dolayı rekabet avantajımızı son dönemde hızla kaybetmeye başladık. Dünya ticaretindeki payımız, durum böyle devam ederse azalmaya başlayacak. İhracatta çok güzel fırsatlar yakalayan ve yeni pazarlara giren döküm işletmelerimiz son dönemde yatırımlara da yöneldi ve sektörümüzde büyük yatırımlar da yapıldı. Bu yatırımların geri dönüş oranı durum böyle devam ederse uzayabilir ve firmalarımız finansal darboğazlar yaşayabilirler. Sektörümüz bu tür bir risk ile de karşı karşıya. İhracat yapan firmalarımız pazar kaybederlerse yeni pazar bulma şansları da bu koşullarda çok hızlı olamayacak maalesef. İç pazarda da durum çok iç açıcı değil açıkçası. Tüm bu sebeplerden dolayı hükümetimizin çok hızlı ve yapıcı önlemler alması gerekiyor. Aksi takdirde lokomotif sektörlerden birisi olan sektörümüz ülke ekonomisini de olumsuz yönde etkileyecektir.

Metal Döküm Sektörü GES Yatırımlarına Mutlaka Kaynak Ayırmalı

2021 yılında Konya Mevlâna Kalkınma Ajansı ile birlikte Enerji Verimliliği Projesi yürüttük. Aldığımız danışmanlık hizmeti ile tüm fabrikamızda enerjiyi daha verimli kullanma ve enerji kaçaklarının tespit edilerek gerekli iyileştirmelerin yapılması konularında çalışmalar yürüttük. Hedefimiz ISO 50001 Belgesini alarak enerji verimliliği çalışmalarımızı sürdürülebilir hale getirmektir. Dünyamızda kaynakların hızla azaldığı günlerde hepimizin bu konuda gelecek kuşaklara karşı sorumluluğu var. Enerjiyi verimli ve tasarruf ederek kullanmak bizler için öncelikle insanı bir sorumluluk diye düşünüyorum.

Yenilenebilir Enerji yatırımları azalan enerji kaynakları nedeni ile özellikle üretici firmaların gündemine çok hızlı bir şekilde girdi. Metal Döküm Sektörü GES yatırımlarına mutlaka kaynak ayırmalı diye düşünüyorum. Zaten son 5 yılda sektörümüzde çok fazla firma bu konuda yatırım yaptı. Biz de Yenilenebilir Enerji konusunda da yatırım yapan bir firmayız. Bu yıl GES Projesi yürütme kararı alarak projemizi hayata geçirdik. 1200 kWp kapasiteli GES yatırımımızı fabrikamızda gerçekleştirerek enerji maliyetlerinde önemli bir avantaj yakalayacağız. Yakın gelecekte yaşanacak olan enerji krizleri için sektördeki firmalarımız şimdiden önlem almalı. Yarın çok geç olabilir.

 


Metin Yazkan – Yazkan Döküm Genel Müdürü 

Belli Miktarın Üzerinde Enerji Kullanan Sektörlere Farklı Tarife Uygulanmalıdır

Pandemiyle birlikte ferro alyajlar, enerji, paketleme maliyetleri plastik ve ahşap palet, boya fiyatlarındaki artışlar çok yüksek oranlara ulaştı. Döküm alıcıları hammadde dışındaki bu artışları fiyatlara yansıtmak istemiyor. Bu durum ise sektörümüzde kar marjlarının düşmesine neden oluyor.

Hammadde ve yan girdilerle ile enerjideki artışlar üretimi olumsuz etkiliyor. Belli miktarın üzerinde enerji kullanan sektörlere farklı tarife uygulanmalıdır. Eskiden Organize Sanayi Bölgeleri dışındaki firmalara gece tarifesinde yüzde 50’lik bir indirim uygulanıyordu. OSB’de çalışan firmalara da bu ve benzeri uygulamalar ile destek verilmelidir.

Döküm sektörümüz ihracatta iyi bir ivme yakaladı, siparişler artarak devam ediyor. Yeni fabrika yatırımlarının planlandığı ve yatırımların yapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Artan maliyetler nedeniyle yeni projeler için fiyatlarımız yüksek kalacağı için projelerin alınmasında sorun yaşanabileceğini düşünüyorum. Ayrıca mevcut işlerimizde de karlılıklarımızın azaldığını görüyoruz.

Yenilenebilir Enerji Yatırımları Desteklenmeli

Enerji tasarrufu ve verimliliğine yönelik çalışmalarımız var. Yeni yatırımlarımızda inverterli motorlar seçiyoruz.  Aydınlatma lambalarını ledlerle değiştirdik. Yenilenebilir enerji konusunda ise; yeni dökümhane yatımımızın çatısında güneş panelleri yerleştiriyoruz.  Mevcut fabrikanın çatısında da panel yerleştireceğiz.

Hükümetin güneş paneli yatırımlarında vergi muafiyeti ve düşük faizli kredi uygulaması bu konuyu hızlandırır. Ancak mutlaka güneş paneli yatırımlarının yerli üretim olması için panel üretimi yatırımlarının da hızlandırılması gerekir.

TÜDÖKSAD, Dünya Dökümcüler Birliği ve Avrupa Dökümcüler Birliği Üyesidir.
TÜDÖKSAD, CHROMAFOR (Erasmus+ KA202) projesinin bir ortağıdır.
Rakamlarla TÜDÖKSAD
4.1 Milyar

Türkiye Döküm İhracatı (Euro)

9

Türkiye'nin Dünya Döküm Üretim Sıralaması

1976

Kuruluş Tarihi

176

TÜDÖKSAD Üyelerinin Sayısı